ve hemen hemen umumî şeklini alan tahsil-i rızıkta şiddet-i hırs yüzünden şirk-i hafîye düşmekle beraber ibadeti terk ettiklerinden rahmet-i İlahiye ve hikmet-i Sübhaniye ve ilham-ı Rahmanî ile beşeri tevekkül ve rızaya, teslim ve ricaya sevk eden ve dârü’s-selâma davet eden ve çoklar üzerinde hayırhahlığını ve tesirini gösteren bir iksir-i nuranidir.
Yirmi Üçüncü Nükte:Risale-i Nur’un mühim erkânından bir şakirdinin tarafgirane ve Risale-i Nur’a rakibane söylenen sözlere karşı tatlı ve şirin bir mukabele ve hakikatbîn bir tahkikî fıkradır.
Yirmi Dördüncü Nükte:Risale-i Nur’un müellifine şümullü ve rumuzlu bulunan bir kardeşin rüyasıdır.
Yirmi Beşinci Nükte:Risale-i Nur’dan iman-ı tahkikî dersini alan ve ebede namzed ruhunun neşe ve sevinmesinden gelen zevk ile ona söylettirilen, elmas ve cevahirle müzeyyen bir kardeşin fıkrasıdır.
Yirmi Altıncı Nükte:وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍ يَخْلُقُكُمْ فٖى بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ
خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ فٖى ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ
âyet-i kerimesiyle koyun, keçi, manda ve deve gibi hayvanların maddî hilkatlerinden ziyade manevî her cihetle nimet olup semadan rahmet hazinesinden inzal edildiğini göstermekle her cihet-i istifadede nimeti nimet bilip şükür kapısını açan, herkese lüzumlu bir i’caz-ı Kur’anîdir.
Yirmi Yedinci Nükte:اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ
âyet-i kerimesinin ve
اَعْدٰى عَدُوِّكَ نَفْسُكَ الَّتٖى بَيْنَ جَنْبَيْكَ