İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
On Beşinci Lem’a · Sayfa 86
Üçüncü Pencere:

فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِى الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا

âyetinin bir hakikatini, küre-i arzın simasında dört yüz bin hayvanat ve nebatat envaının çizgileriyle tezahür eden sikke-i rububiyeti, gayet parlak bir bürhan-ı vahdaniyet olduğunu göstermekle tefsir ediyor.

Dördüncü Pencere:

اُدْعُونٖٓى اَسْتَجِبْ لَكُمْ ۞ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ

âyetlerinin bir hakikatini, mevcudatta istidat lisanıyla ve ihtiyac-ı fıtrî lisanıyla ve kavl ve hal lisanıyla ve bütün mahlukatın bütün dualarını kabul etmek ve cevap vermek noktasında gayet kuvvetli bir bürhan-ı vahdaniyet göstermekle tefsir ediyor.

Beşinci Pencere:

اَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُ ۞ صُنْعَ اللّٰهِ الَّذٖٓى اَتْقَنَ كُلَّ شَىْءٍ

âyetlerinin bir hakikatini, def’aten ve ani ve suhuletle vücuda gelen masnuatta, nihayet derecede hüsn-ü sanat ve kemal-i rububiyet bulunmasıyla, parlak bir delil-i vahdaniyet göstermekle tefsir ediyor.

Altıncı Pencere:

اِنَّ فٖى خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّتٖى تَجْرٖى فِى الْبَحْرِ بِمَا يَنْفَعُ النَّاسَ وَمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَٓاءِ مِنْ مَٓاءٍ فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فٖيهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍ وَتَصْرٖيفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Bu pek büyük âyetin pek büyük bir hakikatini, pek kuvvetli ve pek parlak ve pek geniş bir delil-i vahdaniyet olduğunu göstermekle tefsir ediyor.