İşte bu kaideye binaen Sure-i Nasr’ın sırr-ı tevafukla işareten haber verdiği hâdiselere aynen Sure-i Kevser dahi o hâdiseye tevafukla parmağını uzatmış gösteriyor ve Fatiha Suresi kezalik o iki surenin gösterdiği hâdiseye bakıyor, gösteriyor. Ve Sure-i Alak yine o hâdiseye işaret eylediği ve اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ gibi âyetler aynı hâdiseye tetabukla işaret ediyor. Elbette böyle bir işaret sarih bir delalet hükmündedir.
İkincisi: Madem Sure-i Nasr, Allâmü’l-Guyub’un kelâmıdır ve madem sebeb-i nüzulü feth-i Mekke’dir ve nusret-i İslâmiyedir. Ve madem sebeb-i nüzul ne kadar has olursa olsun mana-yı maksud kaideten âmm hükmüne geçip Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâma ihsan edilen umum fütuhat ve nusretlerine şamildir. Ve madem bu mana-yı maksudun cüz’iyatına işaretle müjde vermek, i’cazlı bir kelâmın şe’nindendir. Ve madem bu surenin nüzulü vaktinde sahabeler müjde-i İlahiye ile mesrur oldukları halde, Ebu Bekri’s-Sıddık ve Abbas radıyallahü anhüma vefat-ı Nebevîyi mana-yı işarîsinden fehim ile ağlamışlar. Hem madem âlî bir kelâmın hurufatı ve hey’atı o kelâmın manasına kuvvet vererek teyid etmekle o kelâmın derece-i ulviyet ve mezaya-yı belâgatı ziyadeleşir. Ve madem şu Sure-i Nasr, müteaddid vecihle harfleri tevafuk münasebetiyle fütuhat-ı Muhammediye aleyhissalâtü vesselâma ve nusret-i Ahmediye aleyhissalâtü vesselâma parmak basar bir tarzda işaret verir.
Elbette şu mezkûr esaslara göre bu risalede ve sair rumuz-u Kur’aniye risalelerinde bahsedilen işarat-ı gaybiye ve tevafukat-ı harfiye yalnız münasebat-ı belâgat ve letaif-i kelâmiye değillerdir. Belki o tevafukat lemaat-ı belâgat ve reşehat-ı fesahat olmakla beraber işarat-ı Kur’aniye ve ihbarat-ı gaybiye nevindendir.
Ezcümle: Sıddık’ı ve Abbas’ı ağlatan şu sure وَاسْتَغْفِرْهُ ’nün (و) ına kadar 63 harf olarak ömr-ü Nebevînin nihayetine tevafukla işaret etmekle beraber, فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ cümleleriyle işaret edilen üç mühim vezaif-i nübüvveti manasıyla gösterdiği gibi; 21 harfle o zaman 21 sene o vazifeyi îfa ettiğine ve iki sene kaldığına îma ederek Sıddık’ın ağlamasına gizli bir sebep olmuştur. Ve surenin