Cevap:
اِنَّ الْمَوْلٰى جَلَّ جَلَالُهُ قَدْ وَسَمَ بِقُدْرَتِهٖ عَلٰى جِبَاهِهِمُ
الرَّفٖيعَةِ نَقْشَ الْحَقٖيقَةِ وَمُرَادٖى اَنْ اُرْشِدَ مَنْ طَاشَ
فَهْمُهُ مِنْ ذٰلِكَ النَّقْشِ
(*)
Evet, benim hücumum onların aleyhinde değil, lehlerindedir. Tâ ki onların suretiyle kendini gösteren bazı ehliyetsiz, onların kıymetini tenzil etmesin.
Beni tehdit ile vazgeçiremezler. Azm-i kat’î ile maksadımın yoluna tesadüf eden her bir mehalike gireceğim. Şu hayat-ı dünyeviyeyi edna bir Ermeni, milleti için feda ettiği halde; ben ki şu hayat ile alâkam pek zayıf… Bâhusus yedi defadır şu hayat elimden uçacaktı, emaneten elimde bırakılmış. Bunu vermekten minnet etmek hakkım değildir. O ruh, kafesten ağaca uçmak; akıl, re’sten yeise kaçmak istedikleri halde ileride feda için ibka edildi. Bu hayat ile tehdit etmek hiçtir.
___
* Mürşidler şu tekkede, yani bu ibarette toplanmışlar. Ziyaret etmeden geçme. Yani hem Mevlevî hem Kādirî hem Nakşî hem Bektaşî’ye işaret var.