İçeriğe atla
Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi
Yirmi Beşinci Söz · Sayfa 51

اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ

Yahut inkârlarına sebep, tâğî zalimler gibi Hakk’a serfürû etmemeleri midir? Halbuki mütecebbir zalimlerin rüesaları olan Firavunların, Nemrutların âkıbetleri malûmdur.

اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَ

Veyahut yalancı, vicdansız münafıklar gibi “Kur’an senin sözlerindir.” diye seni ittiham mı ediyorlar? Halbuki tâ şimdiye kadar sana Muhammedü’l-Emin diyerek içlerinde seni en doğru sözlü biliyorlardı. Demek, onların imana niyetleri yoktur. Yoksa Kur’an’ın âsâr-ı beşeriye içinde bir nazirini bulsunlar.

اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَىْءٍ

Veyahut kâinatı abes ve gayesiz itikad eden felasife-i abesiyyun gibi kendilerini başıboş, hikmetsiz, gayesiz, vazifesiz, hâlıksız mı zannediyorlar? Acaba gözleri kör olmuş, görmüyorlar mı ki kâinat baştan aşağıya kadar hikmetlerle müzeyyen ve gayelerle müsmirdir ve mevcudat, zerrelerden güneşlere kadar vazifelerle muvazzaftır ve evamir-i İlahiyeye musahharlardır.