İçeriğe atla
Miftâhu'l-İman
El-Hüccetü'z-Zehra'nın Birinci Makamının Birinci Kısmı · Sayfa 9

hadsiz bürhanlara işaret ederek başta semavat, yıldızlar kelimeleriyle; arz, hayvanat ve nebatat kelâmları ve cümleleriyle; gitgide tâ kâinat mecmuası, müştemilat ve mevcudat ve hudûs ve imkân ve tagayyür hakikatlerinin kelimeleriyle Vâcibü’l-vücud’un mevcudiyetini ve vahdaniyetini güneş zuhurunda ve gündüz kat’iyetinde ispat ediyor.

Sarsılmaz bir iman isteyen ve dinsiz anarşistliğe karşı kırılmaz bir kılınç arayanlar, Âyetü’l-Kübra’ya müracaat etsinler.

İkinci Kelime:

وَحْدَهُ dur.

Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret şudur: Bu kâinatta, her cihette bir birlik, bir vahdet görünüyor. Mesela, kâinat bir muntazam şehir, bir muhteşem saray, bir mücessem manidar kitap, bir cismanî ve her âyeti, hattâ her bir harfi ve her bir noktası mu’cizekâr bir Kur’an hükmünde bulunmasıyla bir vahdet ve birlik gösterdiği gibi o sarayın lambası bir ve takvimci kandili bir ve ateşli aşçısı bir ve sakacı süngeri, sucusu bir, bir bir bir, tâ bin birler kadar birlikleri ve vahdetleri göstermekle o sarayın ve