İçeriğe atla
Mektubat
FİHRİST · Sayfa 542

şimdi de gayr-ı müslim mü’min dahi bulunur gibi göründüğünü gösterir.

Hem Risale-i Nur eczaları ne derece şiddetli bir surette İslâmiyet’e tarafgirlik hissini verdiğini ve erkân-ı imaniyeyi ne derece kuvvetli ve kat’î ispat ettiğini beyan eder.

ONUNCU MEKTUP:

İki sualin cevabıdır.

Birincisi:

وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا فٖى كِتَابٍ مُبٖينٍ ۞

وَكُلَّ شَىْءٍ اَحْصَيْنَاهُ فٖٓى اِمَامٍ مُبٖينٍ

âyetlerinin bir sırrını tefsir eder. “İmam-ı Mübin” “Kitab-ı Mübin” neden ibaret olduğunu beyan eder.

İkinci Sual: “Meydan-ı haşir nerededir?” cevabında, gayet makul ve mühim ve parlak bir cevap veriyor.

ON BİRİNCİ MEKTUP:

Dört ayrı ayrı mebhastır. Bu dört mesele birbirinden uzak olduğundan bu mektub perişan görünüyor. Bu perişan mektub münasebetiyle kardeşlerime ihtar ediyorum ki:

Bu küçük mektubları hususi bir surette, hususi bazı kardeşlerime yazmıştım. Büyük mektublar meydana çıktıktan sonra, küçükler de umumun nazarına gösterilmesi lâzım geldi. Halbuki tanzimsiz, müşevveş bir surette idiler. Onlar ne hal ile yazılmış ise öyle kalması lâzım geliyordu. Sonradan tashih ve tanzim etmeye mezun değiliz!

İşte bu On Birinci Mektub, perişan bir surette, birbirinden çok uzak dört meseleden ibarettir. Hem müşevveş hem perişandır. Fakat şairlerin ve ehl-i aşkın, zülf-ü perişanı sevdikleri ve istihsan ettikleri nevinden, bu mektub da –zülf-ü perişan tarzında– soğuk tasannu karışmadan, hararet ve halâvet-i asliyesini muhafaza etmek niyetiyle kendi halinde bırakılmış.

Bu Mektubun Birinci Mebhası

اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعٖيفًا