Firavunların tenasüh mezhebine göre, saadet-i uhrevî yerine şöhret-perestlikle istikbalde mumyaları, heykelleri bâki kalmasını istediklerinden ve o heykelleri ve mumyaları, belki bir ruh bulacak gibi efsaneleri ile öyle kanaat getirdiklerinden, o Firavun’un o zahirî ve makbul olmayan imanına mükâfat vermekle beraber, onların tenasüh düsturlarına binaen mumyalamak kanunlarına işaret eder. İşte bu âyetin bir mu’cizesi olarak, o gark olan Firavun’un cesedi aynen bulunmuş, şimdi Londra’da bir müzede muhafaza ediliyor. Seyyahlar onu temaşa ediyorlar…
Aziz kardeşlerimiz!
Risale-i Nur’un bu husustaki cevaplarının bir kısmının hülâsası burada bitti.
Risale-i Nur’un bir nevi çekirdeği ve esasatını hâvi olan Arabî Mesnevî-i Nuriye, üç yüz büyük sahifeden ibaret olarak çıktı. Size bir nüsha Medresetü’z-Zehranın büyük kardeşi olan Camiü’l-Ezhere bir hediyesi olarak gönderiyoruz. Ehl-i fennin ve bazı münafıkların iliştikleri bu nevi hakaike tam cevabı Arabî Mesnevî-i Nuriye’de ve sizin kütüphanenizde mevcud bulunan Risale-i Nur’un diğer cüzlerinde bulabilirsiniz. Bu vesile ile Risale-i Nur’un umum fihristesini ve ehl-i felsefenin