Kur’aniyeyi inkâra sürüklememek için güneşin zahirî cereyanını zikreder.
İkincisi: Havassa mihverindeki cereyanını ve o cereyan sebebiyle husule gelen bir kanun-u İlahî olan cazibeyi ihtar ederek seyyaratın ve arzın hareketlerinin medarı da güneş olduğunu gösterir. Demek güneşin mihverî hareketi, zahirî hareketinin çekirdeği manasındadır. O merkezî hareket, zemini çevirmekle güneşin zahirî cereyanını hakikatli ve doğru yapar.
Üçüncüsü: Güneşin manzumesiyle beraber Şems-i Şümus’a doğru hareketine işaret eder.
Hem belâgatta vardır ki bir kelâmda mana-yı zahirî ya gayet bedihî olmasından malûmu i’lamın faydasız ve manasız olması cihetiyle veya mana muhal olmasından karinedir ki: Murad, mana-yı zahirî değildir, başka bir manadır.
Mesela, Sure-i Ankebut’ta
وَاِنَّ اَوْهَنَ الْبُيُوتِ لَبَيْتُ الْعَنْكَبُوتِ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
âyet-i kerîmesinde لَوْ -i farazî ile “En zayıf ev, örümceğin evi olduğunu –faraza– Kureyş müşrikleri