küfür dünyası küfür ve dalalet fabrikasından çıkmış bir tek bomba olup patlasa lillahi’l-hamd ve’l-minne o mü’minin imanından zerre kadar bir şeyin eksildiği görülmez. Belki de Ashab-ı Kehf’in kendilerini dinlerinden çıkarmak için çalışan padişahlarına dedikleri gibi, “Ey melik! Âgâh ol, ne yaparsan yap. Senin icbar ve ısrarınla biz ne söylersek siz inanmayınız. Bizler dinlerimizi tebdil ediciler değiliz.” dedirtir.
Hüsrev
Sevgili Üstadıma ve mübarek kardeşlerime bir itizarım var:
Hisseme isabet eden bu ehemmiyetli ve kıymetli risale ile diğer azametli risaleleri cehlim ve istidatsızlığım neticesi lâyık oldukları gibi yazamadığımdan, her vakit ellerinden öpüp hayır duasına el açtığım sevgili Üstadım veyahut mübarek kardeşlerim nasıl münasip görürlerse öylece tebdil edebilirler. (Hâşiye19)
Kusurlu kardeşiniz
Hüsrev
SEKİZİNCİ ŞUÂ:
Bu Şuâ, İmam-ı Ali radıyallahu anhın Kaside-i Celcelutiye’sinde üçüncü bir keramet olarak Risale-i Nur’un en namdar risalelerini sekiz remiz ile gösterdiğine dairdir.
Birinci Remiz: Risale-i Nur’u tasrih eden
تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرًّا بَيَانَةً
fıkrasından sonra Süryanî lisanıyla esma-i hüsnadan istimdad ve suver-i Kur’aniye ile münâcatında tam otuz üç sure ile Risale-i Nur’un mebdei ve çekirdeği olan otuz üç Söz’ün adedine, garib ve manidar işaret ettiğini;
Ve yirmi dokuzuncu mertebede وَالشَّمْسُ كُوِّرَتْ ile kıyamet ve haşri ispat eden ve hârika hüccetleriyle iştihar eden ve göz ile görünen bir kerametle meydana çıkan Yirmi Dokuzuncu Söz’e makam
______
19 Hâşiye: Gayet güzel ve münasip gördük ve yazdık. Bin bârekellah.