İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 191

Dördüncüsü: Sâni’in vahdaniyetini ilan eden zuhur ve vücud-u eşyada görülen cihetü’l-vahdet hakikatidir.

Beşincisi: Kâinatın mecmuunda ve her bir mevcudunda müşahede edilen intizam-ı ekmel hakikatidir.

Bu Beşinci Hakikat’ten sonra, âhirzamanda gelen mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından bir zatın hakaik-i imaniyeyi delail-i akliye ile hem kemal-i vuzuh ile ispat edeceğine dair ehl-i keşfin ihbaratını; hem bütün tarîklerin müntehası hakaik-i imaniyenin inkişafıdır diyen müceddid-i elf-i sânî Ahmed-i Farukî’nin (radıyallahu anh) bu kelâmını; hem تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ hadîs-i şerifinin mealini ifade ve ispat eden üç hakikat-i mühimme dercedilmiştir.

Üçüncü Menzil: Bu menzil, tevhid hakikatlerinden dört hakikat-i muazzama-i muhita ile ışıklandırılmıştır.

Birincisi: Bütün mevcudatı hadsiz muntazam suretler ile basit bir maddeden açan fettahiyet hakikatidir.

İkincisi: Zemin yüzünü rahmetin hadd ü hesaba gelmeyen hediyeleriyle dolduran rahmaniyet hakikatidir.

Üçüncüsü: Gayet muazzam ve pek süratli ecram-ı semaviyeden tut gayet karıştırıcı unsurlara varıncaya kadar her şeyde hükmünü yürüten müdebbiriyet ve idare hakikatidir.

Dördüncüsü: Zeminin yüzünü istila eden zîhayata ve denizlerin içlerini dolduran zîruha ve semavatın yüzünü şenlendiren tuyura varıncaya kadar bütün mahlukatın rızıklarını basit bir kuru topraktan veren ve her birine şefkat edip merhamet eden Rahîmiyet ve Rezzakıyet hakikatidir.

Hâşiye: Bu azametli risale, baştan nihayete kadar, âlem-i gaybdan gelen ve âlem-i şehadete uğrayan ve âlem-i âhirete gitmekte olan şu insan kitlesinin her bir ferdinin şu dünya misafirhanesinde muvakkaten oturtulmuş bir âhiret yolcusu ve âlem-i ebedîye gidecek bir seyyah olduğunu izah etmekle beraber, her bir seyyahın bizzat cism-i manevîsinin elinden tutarak otuz üç mertebede zikrettiği berahin-i uluhiyet ve delail-i vahdaniyette gezdire gezdire ve tefeyyüz ettire ettire öyle bir iman-ı tahkikî sahibi eyler ki, bütün ehl-i