İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 143

YİRMİ DOKUZUNCU LEM’A-İ ARABİYE:

Risaletü’n-Nur’un içinde lisan-ı cennet ve üslub-u Hazret-i Muhammed aleyhissalâtü vesselâm ve tarz-ı Kur’an, bahşayiş-i rahmet ile meydan-ı zuhura gelerek TEFEKKÜRNAME ismiyle müsemma olan Yirmi Dokuzuncu Lem’a-i Mübareke yedi bab olup Birinci Bab dahi iki fasıldır.

Birinci Fasıl: Hazret-i Hızır aleyhisselâmın mühim ve meşhur bir virdini hâvidir ki marifet-i İlahiye ve tevhidin meratibinden altmış üç mertebeye işaret ederek o mertebelerin her birisi vahdaniyeti ve vahdetin iktiza ettiği esma-i hüsnadan tecelli eden âsârıyla ef’alini ve ef’ali ile esmasını ve esması ile vücub-u vücud ve vahdetini ispat eder.

İkinci Fasıl: Ekser eâzım-ı evliya ve bilhassa Gavs-ı A’zam’ın her sabah okudukları

لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّومُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْبَاقِىُ الدَّيْمُومُ

mâba’diyle beraber virdlerinin mebdei olup tazim ve temcidin intac ettiği amîk tefekküratın çekirdeği hükmünde olan doksan dokuz mertebe-i tevhide bir sümbül-ü manevî veren meratibden yetmiş dokuz mertebesini münderic bulunan bu fasıl, iki vecihle Zat-ı Akdes’e bakıp biri hazır ve meşhud vaziyetle şehadet eder manasıyla لِلّٰهِ شَهٖيدٌ ile neticelenir, kalbe neşe verir. Diğer cümle de biri diğerinin ardından gelip geçmesinden tezahür eden silsilesinin işaretine delâlet eder manasıyla عَلَى اللهِ دَلٖيلٌ kaziyesiyle tamam olur, ruhu müstağrak-ı sürur u hubur eder.

Velhasıl: Bunlara mümasil birçok esma-i hüsna ve kelâmların delâlet ettikleri maâni-i hayret-fezanın latîf hâşiyelerle donanmış münferid ve müstakil bir rehber-i hayat-ı bâkiyedir.

İkinci Bab:

Allahu Ekber cümlesinin meratibinden bâhistir ki; ezan, kamet, namazların tekbiratı olan kelime-i tekbirin otuz üç mertebesinden ale’l-ihtisar yedi mertebesini hâvidir.