İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
On Beşinci Lem’a · Sayfa 89

mutlak içinde bir hayat-ı mutlakanın ve cehl-i mutlak içinde muhit bir şuurun tezahüratı ve âsârı mevcudatta görünmesiyle hadsiz Alîm, Hayy, nihayetsiz Gani, Kadîr, Kavî bir Zat-ı Zülcelal’in vahdaniyetine hüccet göstermekle tefsir ediyor.

On Beşinci Pencere:

اَلَّذٖٓى اَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُ

âyetinin bir hakikatini, her şeye mahiyetinin kabiliyetine göre kemal-i mizan ve intizam ile en kısa yolda, en kısa bir surette, en hafif bir tarzda, istimalce en kolay bir şekilde, israfsız olarak hikmetli bir tarzda vücud vermek, suret giydirmek mevcudat adedince diller ile bir Sâni’in vücub-u vücuduna delâletleriyle tefsir ediyor.

On Altıncı Pencere:

Şimdi tahattur edemediğim bir âyetin mühim bir hakikatini, zeminin yüzünde mevsim be-mevsim tazelenen mahlukatın icad ve tedbirlerindeki intizamın gösterdiği rahmet-i vâsia ile ve o ihsanattaki iaşe-i umumiyenin gösterdiği rezzakıyet cihetinde gayet parlak ve kuvvetli ve kat’î bir bürhan-ı vahdaniyeti göstermekle tefsir ediyor.

On Yedinci Pencere:

اِنَّ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِنٖينَ

gibi âyetlerin hakaikinden bir hakikatini, zemin yüzünde yaz zamanında müşevveşiyeti iktiza eden nihayet sehavet içinde kemal-i intizam; ve mizansızlığı iktiza eden sürat-i mutlaka içinde kemal-i mevzuniyet ve mebzuliyet; ve kabalığı iktiza eden kesret-i mutlaka içinde kemal-i hüsn-ü sanat; ve basitliği ve sanatsızlığı iktiza eden suhulet-i mutlakanın içinde nihayet derecede maharet ve sanatkârlık; ve ihtilafı iktiza eden uzaklık içinde bir ittikan-ı mutlak ve tenasüb-ü tam; ve karışmayı ve bulaşmayı iktiza eden kemal-i ihtilat içinde kemal-i imtiyaz; ve ehemmiyetsizliği ve kıymetsizliği iktiza eden mebzuliyet ve nihayet derecede ucuzluk içinde sanatça nihayet derecede kıymettar ve pahalı bir keyfiyette mevcudatın görünmesi –güneş gibi parlak olarak– her tarafta vahdaniyet-i İlahiyeyi gösterip Sâni’-i