İçeriğe atla
Divan-ı Harb-i Örfî
Hürriyete Hitap · Sayfa 74

hakiki hürriyeti cemi’ revabıt ve levazımatıyla câmi’dir. İmam-ı Ömer (ra), İmam-ı Ali (ra) ve Salahaddin-i Eyyübî âsârı bu müddeaya delil-i alenîdir.

Buna binaen kat’iyen hükmediyorum: Şimdiye kadar noksaniyetimiz ve tedenniyatımız, sû-i ahvalimiz dört sebepten gelmiş:

1- Şeriat-ı garranın adem-i müraat-ı ahkâmından

2- Bazı müdahinlerin keyfe-mâyeşa sû-i tefsirinden

3- Zahir-perest âlim-i cahilin veyahut cahil-i âlimin taassubat-ı nâ-be-mahallinden

4- Sû-i tâli’ cihetiyle ve sû-i intihab tarîkıyla müşkilü’t-tahsil olan Avrupa mehasinini terk ederek çocuk gibi heva ve hevese muvafık zünub ve mesavî-i medeniyeti tuti gibi taklittendir ki bu netice-i seyyie zuhur ediyor. Memurîn hakkıyla vazifesini îfa etse memur olmayan ilcaat-ı zamana muvafık sa’y etse sefahete vakit bulamayacaktır. Bu iki kısmın herhangisinde bir fert, sefahete inhimak gösterdi ise bu heyet-i içtimaiye içinde muzır bir mikrop suretine giriyor.