İçeriğe atla
Zülfikar
Giriş · Sayfa 7

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُا

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Evvela: Risale-i Nur’un makine ile ve şimdi umumî bir intibahla ve merkezdeki ehl-i vukufun takdiriyle dairesi tam genişlenmesinden elbette her nevi ehl-i ilim dikkatle bakacaklar. Onların içinde bid’alar taraftarı ve enaniyetli ve müşkül-pesend ve tenkitçi kısımları itiraza çalışacaklar. Şimdi sizler üç esası onlara karşı bir cevap yaparsınız:

Birinci Esas: Şimdi insanlarda kim var ki kusuru bulunmasın. Madem hasenat eğer seyyiata racih gelse affedilir. Elbette bu kadar ağır şerait altında, göz önünde bu fevkalâde hizmet-i imaniye ile yüz binler bîçareleri şüphelerden kurtarmak, öyle bir hasenedir ki binler kusuratı affettirir.

İkinci Esas: Dersiniz ki: Kardeşimiz Said yarım ümmi, yazısı noksan, çabuk yazamıyor. Bu yirmi sene gurbette ekser münzevi ve tecrit içinde durmaya mecbur olmasıyla elbette bazı sehivler ve kusurlar bulunabilir. Hatta üç dört gün içinde yalnız on iki saatte telif edilen zeylsiz Mu’cizat-ı Ahmediye’nin (asm) âhirinde demiş: “Hadîslerin ve râvilerin beyanında hatam varsa tashihini rica ediyorum.” diye ilan ettiği halde müstensihlerin sehivleri müstesna olarak şimdiye kadar yalnız (16) (61) bu iki rakamda elif sehven takdim edilip (16) (61)’e çevrildiğini bir Amerikalı misyoner İncil-i Yuhanna’da göstermiş.

Hem ehemmiyetli sebeplere binaen bir kısım risaleler çok süratli yazılmış. Hatta on dakikada ve bir saatte ve altı saatte ehemmiyetli risaleler telif, hatta kâtiplerin tasdikiyle dört beş gün zarfında zeylsiz Mu’cizat-ı Kur’aniye yirmi dört saatte telif edilmiş. Elbette bazı sehivler bulunabilir ve hiçbir cihetle kusur sayılmaz.

Hem müstensihlerin çoğu Arabî okumadıklarından onların dahi sehivleri bulunur ve müellifine isnad edilir. Çünkü bütün nüshaları o görmüyor ve bütününü kendisi tashih etmek kabil değildir.