İçeriğe atla
Tılsımlar
Yirmi Dokuzuncu Söz'ün İkinci Maksadı · Sayfa 120

Bu parça çok mühimdir.

Fakat derindir, geniştir, herkes kavramaz.

Yirmi Dokuzuncu Söz’ün İkinci Maksadı

Kıyamet ve mevt-i dünya ve hayat-ı âhiret hakkındadır.

Şu maksadın dört esası ve bir mukaddime-i temsiliyesi vardır.

Mukaddime

Nasıl ki bir saray veya bir şehir hakkında biri dava etse: “Şu saray veya şehir, tahrip edilip yeniden muhkem bir surette bina ve tamir edilecektir.” Elbette, onun davasına karşı altı sual terettüp eder:

Birincisi: “Niçin tahrip edilecek? Sebep ve muktezî var mıdır?” Eğer, evet var diye ispat etti:

İkincisi: Şöyle bir sual gelir ki “Bunu tahrip edip, tamir edecek usta muktedir midir? Yapabilir mi?” Eğer, evet yapabilir diye ispat etti:

Üçüncüsü: Şöyle bir sual gelir ki “Tahribi mümkün müdür?”

“Hem sonra tahrip edilecek midir?” Eğer, evet diye imkân-ı tahribi hem vukuunu ispat etse iki sual daha ona vârid olur ki:

“Acaba şu acib saray veya şehrin yeniden tamiri mümkün müdür?”

“Mümkün olsa acaba tamir edilecek midir?”

Eğer, evet diye bunları da ispat etse o vakit bu meselenin hiçbir cihette hiçbir köşesinde bir delik, bir menfez kalmaz ki şek ve şüphe ve vesvese girebilsin.