İçeriğe atla
Tarihçe-i Hayat
İLK HAYATI · Sayfa 43

hareket görmeyince soğuk suyun içine batırıp çıkarır. Çocuk gülerek gözünü açar. Bunun üzerine bütün ahali mütehayyir kalırlar.

Bu acib vak’a üzerine bir müddet Cezire’de kaldıktan sonra talebesi Molla Salih ile bedevî Arapların meskeni olan Biro’ya giderler. Orada biraz kalınca tekrar Mustafa Paşa’nın eskisi gibi zulme başladığını işitir, yanına gider ve ona nasihat eder, tehdit eder. Bir gün bir münakaşa arasında Mustafa Paşa’ya:

— Yine mi zulme başladın, seni Hak namına öldüreceğim! Tehdidinde bulunur. Paşa’nın kâtibi ortaya atılır.

O sırada Molla Said, Mustafa Paşa’yı zulmünden dolayı çok tahkir eder.

Paşa bu tahkire tahammül edemeyerek, öldürmek için üzerine hücum eder fakat Mîran ağaları zapt ederler. Nihayet Mustafa Paşa’nın oğlu Abdülkerim, Molla Said’e yaklaşarak:

— Onun akidesi yanlıştır; rica ederim, şimdilik buradan başka yere teşrif ediniz, der.

Abdülkerim’in sözünü kırmaz, yalnız olarak bedevîlerin meskeni olan Biro Çölü’ne doğru hareket eder. Yolda bedevî eşkıyalarına tesadüf eder. Bedevîlerin silahları mızrak ve Molla Said’in silahı mavzer olduğundan eşkıyalara doğru kurşun atmaya başlar, eşkıyalar çekilirler. Yoluna devam ederken ikinci çeteye tesadüf eder. Bu defa eşkıyalar çok olduğundan etrafını çevirirler. Kendisini öldürecekleri sırada içlerinden birisi tanıyarak:

— Ben bunu Mîran aşiretinin içinde gördüm. Bu meşhur bir adamdır, deyince derhal bedevîler çekilerek kusurlarının af buyurulmasını dilerler. Ve korkulu olan yerlerde kendilerine muhafızlık yapmak istemişlerse de Molla Said reddedip yalnız olarak yoluna devam eder.

Birkaç gün sonra Mardin’e gelir. Mardin uleması muarazaya kalkışırlarsa da muvaffak olamazlar, evlatları yaşında olan genç Said’de hârika bir şekildeki ilmî kudreti görünce kendilerine üstad kabul ederler.

Bu esnada, Mardin’e gelen iki talebeye tesadüf etti. Bunlardan birisi, Cemaleddin-i Efganî’ye mensup olup diğeri, tarîkat-ı Sünûsiyeden idi. Bunlar vasıtasıyla hem Cemaleddin-i Efganî’nin mesleğine hem de tarîk-ı Sünûsîye aşinalık peyda etti.