İçeriğe atla
Sünuhat-Tulûat-İşârât
Tulûat · Sayfa 90

müsamaha var. Yani bazen hasen, ahsenden ahsendir.

S- Biri dese: “Bu hadîsi kabul etmem.” Nasıldır?

C- Bazen, adem-i kabul kabul-ü ademle iltibas olunur. Çok hatîata müncer olur. Halbuki adem-i kabul, adem-i delil-i sübut, onun delilidir. Kabul-ü adem, delil-i adem ister. Biri şek, biri inkârdır. Mesela, bir hadîsin kabulü, adem-i kabulü, kabul-ü ademi vardır.

Birincisi: Bürhanî bir cazibe ister.

İkincisi: Kaziye-i tasdikî değil belki cehildir.

Üçüncüsü: Red ve inkâr olduğundan bürhan ve ispat ister. O nefiydir. Nefiy kolayca ispat edilmez. Belki butlan-ı mana ile binefsihi müntefî olur.

S- Tenkidi nasıl görüyorsun? Hususan umûr-u diniyede.

C- Tenkidin sâiki ya nefretin teşeffisidir veya şefkatin tatminidir. Dostun veya düşmanın ayıbını görmek gibi…

Sıhhat ve fesada muhtemel bir şeyde, kabule temayül ve tercih şefkatten; redde temayül ve