İçeriğe atla
Sünuhat-Tulûat-İşârât
Tulûat · Sayfa 82

aleyhlerinde olan davalarla, siyasiyyun ve ulemadan bir heyet tarafından, maslahat-ı İslâmiye noktasında muhakeme edildikten sonra fetva verilebilirdi.

Zaten şimdi bazı hakaikte bir inkılab var. Ezdad isimlerini değiştirip mübadele etmişler. Zulme adalet, cihada bağy, esarete hürriyet namı veriliyor.

S- Neden bu kadar (İ G Z) den nefret ediyorsun? Musalahasını da istemiyorsun?

C- Sebep bir değil, bindir. Bana en ziyade şedid görünen, manen ahlâkımıza vurduğu darbedir. Çekirdek halinde olan secaya-i seyyieyi içimizde inkişaf ettirdi. Hayatın yarası iltiyam bulur; izzet-i İslâmiye, namus-u millînin yarası pek derindir.

Edirne Camii’nde, bir İslâm hocasının lisanıyla, Venizelos gibi şeytan zalime dua ettirdi. Merkez-i Hilafet’te, Müslümanlar lisanıyla hizbü’ş-şeytan olan (İ G Z), Yunan askerlerini halâskâr, tathirci ilan ve karşısındaki güruh-u mücahidîni cani, zalim söylettirdi.

Acaba bir valide o dereceye getirilse ki çocuğunu kendi eliyle öldürerek, müteessir olmayarak, parça parça etse hiç mümkün müdür ki