ise de baştan başlansa sonra mukaddimat ihzar edilse yine maksat hasıl olur.
Daire-i intihabiyeleri hem mahdud hem muhtelit olan a’yan ve mebusanın vazife-i resmiyeleri itibarıyla, bi’l-vasıta ve dolayısıyla bu işe tesiri olabilir. Halbuki vasıtasız, doğrudan doğruya bu vazife-i uzmayı deruhte edecek hâlis İslâm bir şûra lâzımdır.
Bir şey mâ-vudia-lehinde istihdam edilmezse atalete uğrar, matlub eseri göstermez. Binaenaleyh mühim bir maksat için tesis edilen Dârülhikmeti’l-İslâmiyeyi, şimdiki âdi bir komisyon derecesinden çıkarıp Meşihat’taki devairin rüesasıyla beraber şûranın aza-yı tabiiyesi addetmek ve haricdeki âlem-i İslâm’dan, şimdilik on beş yirmi kadar, İslâm’ın dinen, ahlâken itimadını kazanmış müntehab ulemasını celbeylemek, bu mesele-i uzmanın esasını teşkil eder.
Vehham olmamalıyız. Korkmakla din rüşvet verilmez. Dinin zafiyeti bahanesine olan muzahref medeniyete lanet. Havf ve zaaf, tesirat-ı hariciyeyi teşci eder. Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata feda edilmez.
وَمِنَ اللّٰهِ التَّوْفٖيقُ
***