İçeriğe atla
Sünuhat-Tulûat-İşârât
İşarat · Sayfa 105

Biri vahdetü’ş-şuhud, diğeri vahdetü’l-mevcudu tazammun eder. اَيْنَ الثُّرَيَّا مِنَ الثَّرٰى

Nazar, mesele-i zevkiyede tasarruf etse bozar. Zevkî, keşfî olan emir nazar-ı fikir mizanı ile tartılmaz; ona inse katılaşır, çirkinleşir.

Mesela, toprak altında bir çekirdek havada ondan çiçekli bir sümbül var. Âlem-i türabda nazar, çekirdeğe dikkat etse ince esasatı görür. Hava âlemindeki müzehher sümbülü onlara ircâ ile izah edemez. Çekirdek içine sıkıştıramaz. İşte zevk burada bakar. Nazar orada. Rü’yet değişir.

Bîçare hakikatler, kıymetsiz ellerde kıymetsiz olur.

Demişler:

سُبْحَانَ مَنِ اخْتَفٰى لِشِدَّةِ ظُهُورِهٖ

Ben de derim:

نَعَمْ وَسُبْحَانَ مَنِ اخْتَفٰى لِعَدَمِ ضِدِّهٖ

وَلَوْلَا الْجَنَّةُ وَالزَّمْهَرٖيرُ لَمَا عَذَّبَتْ جَهَنَّمُ وَلَا اَحْرَقَتْ

Cennet olmasa cehennem tazip etmez. Zemherir olmasa ihrak etmez.

***