Vicdanda mündemicdir, bir incizab ve cezbe. Bir cazibin cezbiyle daim olur incizab.
Cezbe düşer zîşuur, ger Zülcemal görünse. Etse tecelli daim pür-şaşaa bîhicab.
Bir Vâcibü’l-vücud’a, Sahib-i Celal ve Cemal; şu fıtrat-ı zîşuur kat’î şehadet-meab.
Bir şahidi o cezbe hem diğeri incizab.
***
Fıtratın şehadeti sadıkadırFıtratta yalan yoktur, ne dediyse doğrudur. Çekirdeğin lisanı,
Meyl-i nümüv der: “Ben, sümbüllenip meyvedar…” Doğru çıkar beyanı.
Yumurtanın içinde, derin derin söyler hayatın meyelanı
Ki: “Ben piliç olurum, izn-i İlahî ola.” Sadık olur lisanı.
Bir avuç su, bir demir gülle içinde eğer niyet etse incimad. Bürudetin zamanı
İçindeki inbisat meyli der: “Genişlen, bana lâzım fazla yer.” Bir emr-i bîemanî…
Metin demir çalışır, onu yalan çıkarmaz. Belki onda doğruluk hem de sıdk-ı cenanî
O demiri parçalar. Şu meyelanlar bütün birer emr-i tekvinî, birer hükm-ü Yezdanî,
Birer fıtrî şeriat, birer cilve-i irade. İrade-i İlahî, idare-i ekvanî
Emirleri şunlardır: Birer birer meyelan, birer birer imtisal, evamir-i Rabbanî.
Vicdandaki tecelli aynen böyle cilvedir, ki incizab ve cezbe iki musaffâ canı
İki mücella camdır, akseder içinde cemal-i Lâyezalî hem de nur-u imanî.
***