tahminlerimizi teyid ve takviye edecek bir nevruzî mi? Yoksa maazallah gözyaşlarını çağlatıp umman edecek bir nevmidî mi verecek?
O bir vasiyetname mi yoksa bir tebrikname mi? Yoksa oğul, uşak ve aileden mahrumum belki bana yas tutan ve mersiye yazan olmaz diye kendi mersiyeni kendin mi yazdın Üstadım? Senin sayısı yüz binleri aşan büyük bir aile efradın var. Hem öyle ki eğer istesen hepsi sana hayatlarını fedaya hazır. Sana üç yüz elli milyon insan yas tutup ağlar. Belki sana aylar ve güneşler de ağlar. Sana melekler de mersiyeler okur ve yazar. Sana seninle beraber daima لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ deyip zikreden, geceler de gündüzler de ağlar Üstadım. Şimdiye kadar hangi ölünün böyle milyonlarca yasçısı, mersiyecisi ve aile efradı vardı ki?
Bize sultanların ve hakanların bile bırakamayacağı bir mirası, çok zengin ve büyük bir hazineyi, ölmeyecek olan Risaletü’n-Nur’u armağan edip asıl dosta gidiyorsun. Allah senden ebediyen razı olsun Üstadım! Demek, bundan sonra kederlerimizi onunla giderip bütün müşküllerimizi o Risale-i Nur’a mı havale edeceğiz? Gece ve gündüz hep onunla mı müteselli olacağız? Demek
حَيَاتٖى خَيْرٌ لَكُمْ وَمَمَاتٖى خَيْرٌ لَكُمْ
diyerek hayatının bizim hakkımızda hayırlı ve nurlu olduğu kadar, mevtinin de aynı vecihle yine bizler için iyi ve hayırlı olduğunu göstermek istiyorsun.
Şahsıma ait diye belki bu yazılarımı da kabul etmek istemezsin. Fakat kabul buyurmanı rica ederim. Çünkü ben seni medh ü sena etmiyorum. Ben senin medhini ve vasfını hep Hazret-i Kur’ana havale ediyorum. Esasen bende o dil, o kudret ve o iktidar yok ki... Ben ancak bu ölme ve göçme hâdisesinin bize saldığı elemlerden ve yağdırdığı kederlerden ancak bir damlasını yazıyorum.
Zaten şimdiye kadar sana “Gavs” dedik, “Müncî” dedik, “Kutub” dedik, hiçbirini kabul etmedin. “Veli” dedik, “Hazret” dedik, aslâ iltifat etmedin. İsmini ve resmini, nam ve nişanını hep unutmak ve unutturmak istedin. Kendini hâk ile yeksan ettin. Son “Ebu’t-türab” da sen oldun. Senin Kur’an hâdimliğinin meddahı ve vassafı o Hutbe-i Ezeliye iken, biz âcizler seni nasıl medhedebilirdik? Nasıl tarif ve tavsif edebilirdik?