İçeriğe atla
Sikke-i Tasdik-i Gaybî
RİSALE-İ NUR’DAN PARLAK FIKRALAR VE BİR KISIM GÜZEL MEKTUPLAR 2 · Sayfa 219

Her hepsi de pervanesi, üftadesi nurun

Her hepsi muamma, gücü yetmez bu şuurun

Şakk etti kamer, Fahr-i Beşer, ol yüce Server

Her yerde ve her anda onun nuru muzaffer

Kur’an’dı kavli, nurdu yolu, ümmeti mutlu

Ümmet olanın kalbi bütün nur ile doldu

Çekmezdi keder, ol sözü cevher, özü kevser

Ol Sure-i Kevser, dedi a’dasına “Ebter!”

Ol Şems-i Ezel’den kaçınan ol kuru başlar

Gayya-i cehennemde bütün yakmış ateşler

Bitmişti nefes, çıkmadı ses, bıktı da herkes

Ol nura varıp baş eğerek hep dediler pes

İdraki olan kafile ayrıldı Kureyş’ten

Feyz almak için doğmuş olan şanlı güneşten

Ol kevser-i Ahmed’den içip her biri tas tas

Olmuştu o gün sanki mücella birer elmas

Ol başlara taç, derde ilaç, mürşid-i âlem

Eylerdi nazar bunlara nuruyla demâdem

Bunlardı o a’dayı boğan bir alay arslan

Hak uğruna, nur uğruna olmuş çoğu kurban

Bunlardan o gün ehl-i nifak cümle kaçardı

Müşrik ise ol aklı anın kalmaz uçardı

Bunlardı o Peygamberin ashabı ve âli

Dünyada ve ukbada da hem şanları âlî

Tavsif ediyor bunları hep şöylece Kur’an:

Sulh vakti koyun, kavgada kükrek birer arslan

Hep yüzleri pâk, sözleri hak, yolları haktı

Merkepleri yeller gibi Düldül’dü, Burak’tı