İçeriğe atla
Sikke-i Tasdik-i Gaybî
RİSALE-İ NUR’DAN PARLAK FIKRALAR VE BİR KISIM GÜZEL MEKTUPLAR 1 · Sayfa 39

Ne vakit Risaletü’n-Nur dairesine girdim; beş seneden beri üç dört ay kadar çalıştığım halde, evvelkinden daha müferrah ve daha mesud bir halde yaşamaklığım, yüzde yüz Risaletü’n-Nur’un hizmetinin berekâtıyla olduğunda hiç şüphem yoktur (Hâşiye).

Hem ezcümle, Üstadımız diyor ki: “Benim de kanaat-i kat’iyem çok tecrübelerle gelmiş ki ben Risaletü’n-Nur’un tashihatıyla meşgul olduğum zaman, pek zahir bir tarzda hem rızkımda bereket hem suhulet görüyordum. Ne vakit çalışmazsam o hali göremiyordum.”

Hem Üstadımız diyor ve biz de tasdik ediyoruz ki: “Ben son zamanda anladım, şimdiye kadar hem ben hem dostlarım bir hakikatin suretini başka şekilde görmüşüz. Şöyle ki: Hapishanede bir tek ekmek, sekiz ve bazen on gün bana kâfi geldiği gibi burada da aynen o tarzda yaşıyordum. Hem ben hem kardeşlerim, bunu benim az yemek ve iştahsızlığıma veriyorduk. Halbuki çok emarelerle kat’iyen anladık ki o acib hal bereket neticeleri imiş. Birkaç defa sekiz günde bana kâfi gelen bir ekmeği aynı iştiha ile –çalışmadığımdan berekete mazhar olmadığım zaman– iki günde, bazen bir buçuk günde bitiriyordum. Demek bu on altı ve on yedi seneden beri benim mükemmel tayinatım, Risaletü’n-Nur’un hizmetinden gelen bir bereket idi.”

Evet, bize de aynelyakîn derecesinde kanaat gelmiş ki bu kesretli hâdisat-ı bereket, Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın i’caz-ı manevîsinin bir şuâıdır. Manen der: “Ey Kur’an şakirdleri! Sizi vazife-i mukaddesenizden ekseriyetle geri bırakan, maişet telaşesidir. O ise Kur’an’ın feyziyle, bereket nevinden sizlere veriliyor. Vazifenize bakınız.”

اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ اِسْمِكَ الْاَعْظَمِ وَبِحُرْمَةِ رَسُولِكَ الْاَكْرَمِ يَسِّرْلَنَا خِدْمَةَ الْقُرْاٰنِ

بِنَشْرِ رِسَالَةِ النُّورِ بِالدَّوَامِ بَيْنَ الْاَنَامِ فٖى عَالَمِ الْاِسْلَامِ

اٰمٖينَ اٰمٖينَ اٰمٖينَ

___

Hâşiye: Evet, bütün kuvvetimle tasdik ediyorum ki Emin kardeşimiz, memleketimize geldiği zaman mütemadiyen faal bir surette her ay çalışıyordu. Şimdi ise Risaletü’n-Nur’un dairesine girdikten sonra, üç dört aydan fazla çalıştığını görmüyoruz.

Feyzi