Evet, her milletin –o milletin menfaati için– bir miktar malı ile fedakârlık edip bir sehaveti vardır. İşte bizdeki sehavet-i milliye sû-i istimal edildi. Başka milletin sehavet-i milliyesi zeyn-âb (havuz) gibi içine girer, milletin cevfinde hazine tutar. Ulûm ve maarif, altına su verir.
Hem de zaman-ı sâbıkta bir kısım büyükler, namus-u milleti muhafaza eden cesaret-i milliyeyi sû-i istimal edip zemin-i ihtilaf olan kumistana atıp kaybettiler. Her biri o kuvvetin bir zarfını başkasının boynuna vurup kırdılar ve kırıldı. Hattâ beş yüz bin kahraman ile namus-u milleti muhafaza etmeye müstaid olan bir kuvvet-i azîmeyi mabeynlerinde sarf edip ihtilafat zemininde mahvettiklerinden, kendilerini terbiyeye müstahak ederlerdi. Eğer meşrutiyetten ve hürriyet-i şer’iyeden istifade edip o delikleri kapatıp veya zeyn-âb suretine çevirseniz, o kıymettar kuvveti harice sarf etmek için devletimizin eline verseniz; pahasına merhamet ve adalet ve medeniyeti kazanacaksınız.
— Eğer isterseniz sizin ile becayiş olacağım. Ben sorayım, siz cevap veriniz.
C- فَاسْئَلْ وَلَا تَجِدْ بِهٖ خَبٖيرًا