İçeriğe atla
Münazarat
Aşâirin Suallerine Verdiği Cevaplar · Sayfa 31

Şayet adalete kanaat etmezlerse hak, hakkın kuvvetiyle burunlarını kırıp ikna ettirecektir.

Hem de “Meşrutiyeti biz istihsal ettik.” olan sözleri yalandır. Hürriyet ve meşrutiyet; askerimizin süngüsüyle, cemiyet-i milliyenin kalemiyle sahife-i vücuda geldi. Öyle herzegûların arzuları, beylik ve muhtariyetin ammizadesi olan adem-i merkeziyet-i siyasiye idi. Sonra da yüzde doksan bize ittiba ettiler. Beşi geveze, birkaç tanesi de zevzeklik edip eski hülyalarından vazgeçmek istemiyorlar.

S- Yahudi ve Nasâra ile muhabbetten Kur’an’da nehiy vardır:

لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰٓى اَوْلِيَٓاءَ

Bununla beraber nasıl dost olunuz dersiniz?

C- Evvela: Delil kat’iyyü’l-metin olduğu gibi kat’iyyü’d-delâlet olmak gerektir. Halbuki tevil ve ihtimalin mecali vardır. Zira nehy-i Kur’anî âmm değildir, mutlaktır. Mutlak ise takyid olunabilir. Zaman bir büyük müfessirdir, kaydını izhar etse itiraz olunmaz.

Hem de hüküm müştak üzerine olsa me’haz-i iştikakı, illet-i hüküm gösterir. Demek bu nehiy, Yahudi ve Nasâra ile Yahudiyet ve Nasraniyet olan âyineleri hasebiyledir.