Belki hürriyet budur ki: Kanun-u adalet ve te’dibden başka, hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes harekât-ı meşruasında şahane serbest olsun.
لَا يَجْعَلْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا اَرْبَابًا مِنْ دُونِ اللّٰهِ
nehyinin sırrına mazhar olsun.
S- (1) Demek biz eskiden beri hürriyetimize mâlik idik. Hürriyetimiz tev’em olarak bizimle doğmuş. Öyle ise başkalar keyiflensin, bize ne?
C- Evet, zaten o sevda-yı hürriyettir ki sizi tahammülsûz meşakkatlere mütehammil kılmış. Ve medeniyetin müşa’şa bu kadar mehasininden sizin anka-i meşrebaneniz sizi müstağni etmiştir.
Fakat ey göçerler! Sizde olanı yarı hürriyettir. Diğer yarısı da başkasının hürriyetini bozmamaktır. Hem de kut-u lâyemut ve vahşet ile âlûde olan hürriyet, sizin dağ komşularınız olan hayvanlarda da bulunuyor. Vakıâ şu bîçare vahşi hayvanların bir lezzeti ve tesellisi varsa o da hürriyetleridir.
___
1 Hayme-nişinler tarafından yani göçebe, siyah çadırlı bedevîlerin sualidir.