Hak neşv ü nema bulacaktır, eğer çendan toprakta gizlense… Ve taraftar ve mültezimleri muzaffer olacaklardır, eğer çendan zaman ve zeminin merhametsizliğinden az ve zayıf olsalar…
Hem de itikadımdır ki: İstikbale hüküm sürecek ve her kıtasında hâkim-i mutlak olacak yalnız hakikat-i İslâmiyet’tir. Evet, saadet-saray-ı istikbalde taht-nişin hakaik ve maarif yalnız İslâmiyet olacaktır. Onu fethedecek yalnız odur, emareler görünüyorlar...
Zira mazi kıtasında, vahşet-âbâd sahralarında hayme-nişin taassup ve taklit veyahut cehlistan ülkesinde menzil-nişin muzahrefat ve istibdat olanlara, şeriat-ı garranın galebe-i mutlak ve istila-i tammına set ve mani olan sekiz emir, üç hakikat ile zîr ü zeber olmuşlardır ve oluyorlar.
O maniler ise: Ecnebilerde taklit ve cehalet ve taassup ve kıssîslerin riyaseti.
Ve bizdeki mani ise istibdad-ı mütenevvi ve ahlâksızlık ve müşevveşiyet-i ahval ve ataleti intac eden yeistir ki şems-i İslâmiyet’in küsufa yüz tutmasına sebep olmuşlardır.
Sekizinci ve en birinci mani ve bela budur: Biz ile ecnebiler, bazı zevahir-i İslâmiyet ve bazı mesail-i fünun ortasında hayal-i bâtıl ile tevehhüm eylediğimiz müsademet ve münakazattır.
Âferin maarifin himmet-i feyyazanesine ve fünunun himmet-i merdanesine ki meyl-i taharri-i hakikat ve muhabbet-i insaniyet ve meyl-i insaf olan hakaiki teçhiz ederek o manilere gönderip zîr ü zeber etmiş ve ediyor.
Evet, en büyük sebep ki: Bizi dünya rahatından ve ecnebileri âhiret saadetinden mahrum eden, şems-i İslâmiyet’i münkesif ettiren, sû-i tefehhüm ile tevehhüm-ü müsademet ve muhalefettir.
Feyâ li’l-aceb! Köle efendisine ve hizmetkâr reisine ve veled pederine nasıl düşman ve muarız olabilir? Halbuki İslâmiyet, fünunun seyyidi ve mürşidi ve ulûm-u hakikiyenin reis ve pederidir.
Fakat vâ esefâ bu sû-i tefehhüm ve şu tevehhüm-ü bâtıl, şimdiye kadar hükmünü icra ederek vesvesesiyle yeisi ilka edip bab-ı medeniyet ve maarifi Ekrad ve emsallerine kapattırdı. Zira bazı zevahir-i diniyeyi, fünunun bazı mesailine muarız tahayyül ederek ürktüler. Ezcümle: Küreviyet-i arz ki fünunun en birinci derecesi olan coğrafyanın en