İçeriğe atla
Mu'cizât-ı Kur'âniye Risalesi
Dördüncü Zeyl Yirmi Dokuzuncu Mektup'un Sekizinci Kısmı · Sayfa 292

hâdiseye işaret ettiği gibi ve اِنَّا فَتَحْنَالَكَ gibi âyetler aynı hâdiseye mutabakatıyla işaret ediyor. Elbette böyle bir işaret, sarîh bir delâlet hükmündedir.

İkincisi: Madem Sure-i Nasr Allâmü’l-guyub’un kelâmıdır.

Ve madem sebeb-i nüzulü feth-i Mekke’dir ve nusret-i İslâmiyedir.

Ve madem sebeb-i nüzulü ne kadar has olursa olsun mana-yı maksud kaideten âmm hükmüne geçip Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâma ihsan edilen umum fütuhat ve nusretlerine şâmildir.

Ve madem bu mana-yı maksudun cüz’iyatına işaretle müjde vermek i’cazlı bir kelâmın şe’nindendir.

Ve madem bu surenin nüzulü vaktinde sahabeler müjde-i İlahî ile mesrur oldukları halde, Ebubekrini’s-Sıddık ve Hazret-i Abbas (radıyallahu anhüma) vefat-ı Nebevîyi mana-yı işarîsinden fehim ile ağlamışlar.

Hem madem âlî bir kelâmın hurufatı ve hey’atı o kelâmın manasına kuvvet vererek teyid etmekle o kelâmın derece-i ulviyet ve mezaya-yı belâgatı ziyadeleşir.