تَحَلَّقُوا عَشَرَةً عَشَرَةً
Yani “Onar onar halka olunuz!” Sonra mübarek elini o az taam üzerine koydu, dua etti “Buyurun!” dedi. Bütün o üç yüz adam yediler, tok olup kalktılar. Enes’e ferman etmiş: “Kaldır!” Enes demiş ki: “Bilmedim, taam kabını koyduğum vakit mi taam çoktu, yoksa kaldırdığım vakit mi çoktu, fark edemedim.”
İkinci Misal: Mihmandar-ı Nebevî Ebu Eyyübi’l-Ensarî hanesine teşrif-i Nebevî hengâmında Ebu Eyyüb der ki: Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ve Ebubekir-i Sıddık’a kâfi gelecek iki kişilik yemek yaptım. Ona ferman etti:
اُدْعُ ثَلَاثٖينَ مِنْ اَشْرَافِ الْاَنْصَارِ
Otuz adam geldiler, yediler. Sonra ferman etti: اُدْعُ سِتّٖينَ Altmış daha davet ettim; geldiler, yediler. Sonra ferman etti: اُدْعُ سَبْعٖينَ Yetmiş daha davet ettim; geldiler, yediler. Kaplarda yemek daha kaldı. Bütün gelenler o mu’cize karşısında İslâmiyet’e girip biat ettiler. O iki kişilik taamdan yüz seksen adam yediler.