İçeriğe atla
Mirkatü's-Sünnet Risalesi
On Yedinci Söz’ün İkinci Makamı’ndaki Münâcat ve İzahı · Sayfa 69

îsal eden iki yol bulabilirsin ve can-ı canan olan Mahbub-u Lâyezal’in tecelli-i cemalinden iki lem’ayı, iki sırrı görebilirsin. Ân şart ki suret-i fâniyeden ve kendinden geçebilirsen…

كِه دَرْ نِعْمَتْهَا اِنْعَامْ هَسْتْ وَپَسْ اٰثَارْهَا اَسْمَا بِگٖيرْ مَغْزٖى وَمٖيزَنْ دَرْ فَنَا اٰنْ قِشْرِ بٖى مَعْنَا

Evet, nimet içinde in’am görünür; Rahman’ın iltifatı hissedilir. Nimetten in’ama geçsen Mün’im’i bulursun. Hem her eser-i Samedanî, bir mektub gibi bir Sâni’-i Zülcelal’in esmasını bildirir. Nakıştan manaya geçsen esma yoluyla müsemmayı bulursun. Madem şu masnuat-ı fâniyenin mağzını, içini bulabilirsin; onu elde et. Manasız kabuğunu, kışrını acımadan fena seyline atabilirsin.

بَلٖى اٰثَارْهَا گُويَنْدْ زِاَسْمَا لَفْظِ پُرْ مَعْنَا بِخَانْ مَعْنَا وَمٖيزَنْ دَرْ هَوَا اٰنْ لَفْظِ بٖى سَوْدَا

Evet, masnuatta hiçbir eser yok ki çok manalı bir lafz-ı mücessem olmasın, Sâni’-i Zülcelal’in çok esmasını okutturmasın. Madem şu