İçeriğe atla
Mirkatü's-Sünnet Risalesi
Kastamonu Lâhikasından Mektuplar · Sayfa 214

muvacehesinde, yüz milyon tesbih edenler, tesbih elinde çektiklerini manen hisseder; o azamet ve ulviyetle ‌سُبْحَانَ اللّٰهِ ، سُبْحَانَ اللّٰهِ‌ der.

Sonra o serzâkirin emr-i manevîsiyle ona ittibaen

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ ، اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ

dediği vakit, o halka-i zikrin ve o çok geniş dairesi bulunan hatme-i Ahmediye aleyhissalâtü vesselâmın dairesinde yüz milyon müridlerin اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ ، اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ larından tezahür eden azametli bir hamdi düşünüp içinde اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ ile iştirak eder ve hâkeza…

اَللّٰهُ أَكْبَرُ ، اَللّٰهُ أَكْبَرُ‌

ve duadan sonra

لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ ، ‌لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ

otuz üç defa o tarîkat-ı Ahmediye aleyhissalâtü vesselâmın halka-i zikrinde ve hatme-i kübrasında o sâbık mana ile o ihvan-ı tarîkatı nazara alıp o halkanın serzâkiri olan Zat-ı Ahmediye aleyhissalâtü vesselâma müteveccih olup