İçeriğe atla
Miftâhu'l-İman
Muhtelif Mektuplar · Sayfa 94

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

(Yedi sene evvel İstanbul Üniversitesindeki bazı Nur talebelerine yazılan mektubdan bir parçadır.)

Asâ-yı Musa âhirinde, mübarekler pehlivanı büyük ruhlu Küçük Ali namında bir kardeşimizin sualine karşı verdiğim bir cevap var. Onu okuyunuz ki bazı muterizler Risale-i Nur’un kıymetini bir derece kırmak için ona demişler: “Herkes Allah’ı bilir. Âdi bir adam, bir veli gibi Allah’a iman eder.” Böylece Nurların pek yüksek ve pek çok kıymettar ve gayet lüzumlu tahşidatını ziyade göstermek istemişler.

Şimdi İstanbul’da –daha dehşetli bir fikirde– anarşist fikirli küfr-ü mutlaka düşmüş bir kısım münafıklar, Risale-i Nur gibi ekmek ve suya ihtiyaç derecesinde herkesin muhtaç olduğu imanî hakikatlerden mahrum bırakmak desisesiyle diyorlar ki: “Her millet, herkes Allah’ı bilir. Daha yeni ders almaya ihtiyacımız pek yok.” diye mukabele etmek istiyorlar.