İçeriğe atla
Miftâhu'l-İman
Birinci Makam'ın Üçüncü Kısmı · Sayfa 90

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Meslek-i Kur’anîde tam gitmeyen hususan aklı, nakle tercih eden Mutezile imamları ve yalnız aklına itimat eden işrakiyyun feylesofları ve onların silahıyla onları mağlup etmeye kendilerini mecbur zanneden ehl-i hakikat ve Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat allamelerinin dersini anlamak için çok sene ders almak lâzım geliyordu. Feyz-i Kur’an ile Risale-i Nur bir senede o on senelik vazife-i imaniyeyi görüyor.

Eski zamanda ilm-i kelâmda büyük âlimler ve dindar feylesoflar marifetullah için esbab silsilesinin devir ve teselsülünün muhaliyetini göstermekle marifetullah ve Vâcibü’l-vücud’un vahdaniyetini ispat ederlerdi.

Kur’an-ı Hakîm’in hakikati ve mu’cizane mesleği, her şeyde marifetullaha bir pencere açar. O ulema ve feylesofların mecmu-u âlemde gösterdikleri hüccet-i ehadiyet ve bürhan-ı vahdaniyeti her bir şeyde hattâ her bir zerrede gösterir.