Beşinci Telvih: Vahdetü’l-vücud ve vahdetü’ş-şuhudun mahiyetini beyan ederek, ehl-i sahvın ve ehl-i veraset-i nübüvvetin âlî meşrebinin rüçhaniyetini ispat eder.
Altıncı Telvih: Velayet yolları içinde en güzeli ve en müstakimi, sünnet-i seniyeye ittiba olduğunu ve velayetin esaslarının en mühimmi, ihlas; ve en keskin kuvveti, muhabbet olduğunu beyan ederek; bu dünya dârü’l-hizmet olduğundan ve dâr-ı ücret ve mükâfat olmadığından tarîkatın lezaizini ve ezvak ve keramatını kasden talep etmemek lâzım geldiğini beyan eder.
Yedinci Telvih: Tarîkat ve hakikat, şeriatın hâdimlerinden olduğunu; tarîkat ve hakikatin en yüksek mertebeleri, şeriatın cüzleri bulunduğunu; tarîkat ve hakikat, vesilelikten çıkmamak ve daima şeriata tebaiyette kalmak lüzumunu beyan edip “Sünnet-i seniye ve ahkâm-ı şeriat haricinde evliya bulunabilir mi?” diye suale, merak-âver bir cevap verir.
Sekizinci Telvih: Tarîkatın sekiz varta-i mühimmesini beyan eder.
Dokuzuncu Telvih: Tarîkatın pek çok semeratından gayet şirin ve güzel dokuz adedini beyan eder.
Bu risale ehl-i tarîk olana ve olmayana bir iksir-i a’zamdır ve bir tiryak-ı enfa’dır.
Zeyl
En kısa ve selim ve en müstakim bir tarîkın esasını “Dört Hatve” namıyla, tezkiye-i nefsin ve tekemmül-ü ruhun medarı olan dört mühim dersi veriyor.
OTUZUNCU MEKTUP
Matbu Arabî İşaratü’l-İ’caz tefsiridir.
OTUZ BİRİNCİ MEKTUP
Otuz bir Lem’a’dır.
OTUZ İKİNCİ MEKTUP
Kendi kendine manzum tarzını alan matbu “Lemaat” risalesidir. Aynı zamanda “Otuz İkinci Lem’a” olup Sözler mecmuasının âhirinde neşredilmiştir.