YİRMİNCİ MEKTUP:
فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
âyetinin en mühim bir hakikatini bildiren ve
لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرٖيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيٖى وَيُمٖيتُ
وَهُوَ حَىٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ وَاِلَيْهِ الْمَصٖيرُ
kelâmının on bir kelimesinde on bir beşaret ve on bir bürhan-ı kat’î bulunduğuna dair bir mektubdur.
Elhak meratib-i tevhid-i hakikinin hakkında bu mektub bir kibrit-i ahmerdir ve bir iksir-i a’zamdır. O derece parlak ve o mertebede kuvvetli delilleri ve hüccetleri gösteriyor ki en mütemerrid zındıkları dahi imana getiriyor.
On Dokuzuncu Mektub olan Risale-i Ahmediye (asm) kelime-i şehadetin ikinci kelâmı olan اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ hükmünü ne derece kat’î ve kuvvetli ispat etmiştir. Öyle de bu Yirminci Mektub, kelime-i şehadetin birinci kelâmı olan اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ hükmünü, o kat’iyet ve kuvvetle ispat ediyor.
Hakiki ve kuvvetli imanı kazanmak isteyenler bunu okusunlar. Ve bilhassa Dokuzuncu Kelime bahsinde, ilim ve irade-i İlahiyenin ispatını çok vâzıh bir surette beyan ettiği gibi Onuncu Kelime bahsinde de وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ bürhanıyla
مَا خَلْقُكُمْ وَلَا بَعْثُكُمْ اِلَّا كَنَفْسٍ وَاحِدَةٍ
âyetinin mühim bir sırrını ve en muazzam bir hakikatini “Beş Nükte”de beyan ediyor. Hakaik-i imaniyenin bir tılsım-ı a’zamını o beş nükte ile hallediyor.
YİRMİNCİ MEKTUP’UN ONUNCU KELİMESİNE ZEYL:
اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ âyetiyle