ON ÜÇÜNCÜ MEKTUP:
Ehl-i dünya ve ehl-i siyasetin bana ettikleri zulüm ve tazyik karşısındaki sükût ve tahammülümü merak eden çok kardeşlerimin müteaddid suallerine karşı, Eski Said lisanıyla ve Yeni Said’in kalbiyle verilmiş ibretli ve merak-âver bir cevaptır. Esası şudur ki:
Hâlık-ı Rahîm’in rahmeti yâr ise herkes yârdır, her yer yarar; eğer yâr değilse her şey kalbe bârdır, herkes de düşmandır. Felillahi’l-hamd rahmet-i İlahiye yâr olduğu için ehl-i dünyanın bana ettikleri enva-ı zulmü, o rahmet-i İlahiye enva-ı merhamete çevirmiştir.
Serbestlik vesikası almak ve kanunsuz tazyikattan kurtulmak için adem-i müracaatımın bir iki mühim sebebini beyan eder. Hülâsası: Zalim insanların mahkûmu değilim; belki ben, âdil kaderin mahkûmuyum, ona müracaat ediyorum. Hem haksızlığı hak zanneden adamlara karşı hak dava etmek, bir nevi haksızlıktır ve hakka karşı bir nevi hürmetsizliktir.
Hem dünya siyasetinden sırr-ı içtinabımın sebebini, mühim bir hakikatle beyan ediyor.
ON DÖRDÜNCÜ MEKTUP:
Telif edilmemiştir.
ON BEŞİNCİ MEKTUP:
Altı mühim suale, altı ehemmiyetli cevaptır.
Birinci Sual: “Sahabeler, velilerden büyük oldukları halde; sahabenin içindeki fitneyi çeviren müfsidleri neden nazar-ı velayetle keşfedemediler? Tâ dört Hulefa-yı Raşidîn’den üçünün şehadetleriyle neticelendi?” İki mühim makamla cevap veriliyor.
İkinci Sual: “Hazret-i Ali’nin (ra) zamanındaki muharebelerin mahiyeti nedir? O harpte ölen ve öldürenlere ne nam verilir?” Gayet mühim ve merak-âver bir cevap verilmiş.
Üçüncü Sual: “Âl-i Beyt’in başına gelen feci ve gaddarane muamelenin hikmeti nedir?” Gayet mühim bir cevap veriliyor.
Dördüncü Sual: “Âhir zamanda Hazret-i İsa’nın (as) nüzulü ve Deccal’ı öldürmesi ve insanlar umumiyetle din-i hakkı kabul etmesi ve kıyamet vaktinde Allah Allah diyenler bulunmaması