İçeriğe atla
İşârâtü'l-İ'câz
SURE-İ BAKARA · Sayfa 215

Vaktâ ki imtihan perdesi kapanır ve tecrübe zamanı nihayet bulur ve kâinat tarlasının vakt-i hasadı hulûl eder. Sâni’-i Hakîm inayetiyle, birbiriyle karışık yoğurduğu zıtları tasfiye eder, içlerinden tagayyürü doğuran esbabı ayırır ve ihtilaf maddelerini tefrik eder. Sonra cehennem ebede elverişli olarak metin ve kavî bir cisimle teşekkül ederekوَامْتَازُوا hitabına hedef olur. Cennet ise esasatıyla beraber ebedî ve muhkem bir şekilde tecelli eder ve münceli olur.

Evet, gerek cehennemi gerek cenneti teşkil eden ecza ve maddeler arasında münasebet vardır, zıddiyet yoktur. Münasebet intizamın şartıdır, nizam da devama sebeptir. Ve keza bu iki menzilin halkı da ebedî oldukları için vücudlarını teşkil eden ecza, tagayyüre maruz değildir. Çünkü dünyadaki cisimlerinin terkip ve tahlilleri arasında muvazene yoktur. Yani cisim bünyelerine girenlerin, çıkanların arasında nisbet yoktur. Onun için inhilale yüz tutarlar. Fakat âhiretteki cisimlerin yapılışı öyle değildir. Eczaları arasında tam manasıyla muvazene vardır ki inhilale mahal kalmaz.

Üçüncü ve Dördüncü Noktalar: Yani dünyanın ikinci tamiriyle haşrin vukuudur.

Evet, tevhid ve nübüvvetin ispatları, yalnız delil-i naklî ile sahih değildir. Çünkü devir lâzım gelir. Evet, Kur’an ve hadîsten ibaret olan naklî delillerin sıhhati, nübüvvetin sıhhat ve sıdkına bağlıdır. Eğer nübüvvet de delil-i naklî ile ispat edilirse muhal lâzım gelir. Bunun için Kur’an-ı Kerîm, tevhid ile nübüvveti delail-i akliye ile ispat etmiştir. Amma haşir meselesinin hem aklî hem naklî deliller ile ispatı sahihtir.

Delil-i aklî ile ispatı وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ âyet-i kerîmesinin bahsinde beyan edilmiştir. Hülâsası: Vücudlarında şek ve şüphe olmayan nizam, rahmet ve nimet ancak ve ancak haşrin gelmesiyle ve ikinci bir hayatın tahakkuku ile nizam, rahmet, nimet olabilirler. Eğer haşir gelmezse ve ikinci bir hayat tahakkuk etmezse bunları esmaü’l-ezdaddan addetmek lâzım gelir.

Delil-i naklî ise: Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan ile bütün enbiya, haşrin geleceğine ittifak etmişlerdir.