İçeriğe atla
İman Hakikatleri
On Üçüncü Lem’a · Sayfa 49

İşte Mutezile bu sırrı anlamadıkları için “Halk-ı şer şerdir ve çirkinin icadı çirkindir.” diye Cenab-ı Hakk’ı takdis için şerrin icadını ona vermemişler, dalalete düşmüşler.

وَبِالْقَدَرِ خَيْرِهٖ وَشَرِّهٖ olan bir rükn-ü imanîyi tevil etmişler.

İkinci şık ki “Günah-ı kebireyi işleyen, nasıl mü’min kalabilir?” diye suallerine cevap ise:

Evvela: Sâbık işaretlerde onların hatası kat’î bir surette anlaşılmıştır ki tekrara hâcet kalmamıştır.

Sâniyen: Nefs-i insaniye, muaccel ve hazır bir dirhem lezzeti; müeccel, gaib bir batman lezzete tercih ettiği gibi hazır bir tokat korkusundan, ileride bir sene azaptan daha ziyade çekinir. Hem insanda hissiyat galip olsa aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hazırayı, ileride gayet büyük bir mükâfata tercih eder. Ve az bir hazır sıkıntıdan, ileride büyük bir azab-ı müecceleden ziyade çekinir. Çünkü tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor belki inkâr ediyorlar. Nefis dahi yardım etse mahall-i iman olan kalp ve akıl susarlar, mağlup oluyorlar.