Hem bu mecmuada bulunan yüzlerce “i’lem”lerden yalnız pek az bir kısmının pek cüz’î bir manası yalnız işaret için zikredilmiş. Yoksa her bir risale, hattâ her bir “i’lem” için bu Mesnevî fihristinin mecmuu kadar bir fihrist yapmak lâzım gelirdi. Buna da ne bizim iktidar-ı ilmimiz ve ne de makam ve ne de zaman müsait değildir.
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَسٖينَٓا اَوْ اَخْطَاْنَا
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا بِاَحْسَنِ قَبُولٍ هٰذِهِ الْفِهْرِسْتَةَ النَّاقِصَةَ بِحُرْمَةِ سَيِّدِ
الْمُرْسَلٖينَ وَاٰلِهٖ وَصَحْبِهٖ اَجْمَعٖينَ اٰمٖينَ
وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
Mustafa Gül ve Tahirî Mutlu
Bu risalede tekerrür eden “fihrist” kelimesi, telaffuz edildiği gibi “fihriste” olarak yazılmıştır. Arzu eden “fihrist” suretinde düzeltebilir.
Bin bârekellah.