Mesnevî-i Nuriye’nin Yedinci Risalesi
Ez-Zühre
Uzun bir hakikatin yalnız ucunu göstermek ve parlak bir nurun yalnız bir şuâını irae etmek maksadıyla yazılan bu çok mühim risale, gayet ehemmiyetli hakikatleri ihtiva ettiğinden en mümtaz Nur şakirdlerinin musırrane talepleri üzerine, ekserisi Arapça bilmeyen o şakirdlerin istifadelerine medar olmak için kısmen izahlı, kısmen kısa bir meali Üstadımız tarafından Türkçeye çevrilmiş ve On Yedinci Lem’a namıyla on beş nota olarak Risale-i Nur Külliyatı’nın Lem’alar kısmına ilhak edilmiştir.
Zühre şöyle bir hakikatle başlar: “Dünyadaki her zîhayat, mâlikinin ismiyle, namıyla hesabıyla çalışan muvazzaf bir asker gibidir. Kim kendini kendine mâlik zannetse o kimse hēliktir.”
Sonra uzun ve muhit bir salât ü selâmı müteakip her biri bir risalenin güya hülâsası ve çekirdeği mahiyetindeki şümullü “i’lem”lere geçer.
“İ’lem”lerin birisinde, Kur’an tilmizi ile felsefe tilmizini içtimaî ve şahsî cihetlerden mukayese ederek felsefenin sakîm ve muzır kısmının bâtıl hükümlerini çürütür.
Son “i’lem”i de gayet güzel ve hazîn bir münâcat ihtiva etmektedir. Daha fazla malûmatı Türkçe olan Notalar Risalesi’ne havale ederiz.
Bu Mesnevî-i Nuriye’nin fihristesinde, o kıymettar hârika risalelerdeki yüzer hakikatlerden yalnız bir ikisini nâkıs fehmimizle ve kāsır ifademizle göstermeye çalıştık. Yoksa gösterdiğimiz misaller, o hârika-i ilim ve irfanın ne en canlı noktaları olabilir ve ne de en kıymetli cevherleri olabilir. Belki o şemsin cüz’î bir şuâı ve o bahrin küçük bir katresidir.