İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 148

O şahit ve nâzır-ı hakiki ise ebedîdir, bâkidir.” tarzında sâdır olan beliğ hitabe, i’cazkâr senedler ve hakikatlerle parlak bir cadde-i kübra-yı salah ve felahı fetheden ebvab-ı cinandan nevvar ve ziyadar bir babdır.

İkinci ve Üçüncü Nükte: Şahs-ı insan bütün eşyadan alâkalarının kat’ı ile mukabilinde istinadgâh olarak Bâki-i Hakiki’yi bularak teessüf, teessürden ve teellümden feragat ettikten sonra kendi vücudunun zevalini bi’r-rıza imza etmeye arzu ve temayül gösterip bâki bir zata mal ve saadet-i ebediyeye namzed olmak; hem ister istemez er geç başa gelecek bir vakıadan ürkmek ve müteessir olmak faydasız olduğunu ve insaniyete lâyık olmadığını ihtar; hem zîhayatın mevt ve zevali birçok vücudları meyve verip arkaya bırakır sonra menziline gider, binaenaleyh zahiren fâni iken çok cihetlerle bâki kalacağını temin ile nev-i beşeri hem mevte razı eder hem habl-i İlahîye ilmelyakîn ile rabteder.

Dördüncü Nükte: Zîşuura Allah kâfidir, fâni şeylere lüzum yoktur. Zira insana yoktan vücud şeklini giydiren, insan suretini takan, göz, kulak gibi kıymettar hâsseleri ihsan eden, cisimde iki mühim uzuv olan lisan ve cenanı derceden, bütün cihazat-ı hayat ve maneviyat ve letaifi tecelliyat-ı esma-i İlahiyesiyle, cemil rahmetiyle, kerim re’fetiyle, azîm kudretiyle, latîf hikmetiyle ihsan eden o Hâlık-ı Kerim ve Rahmanü’r-Rahîm’dir. Binaenaleyh her şeyden kat’-ı nazarla ancak Rabbim bana kâfidir demeye sâik ve mefhumu her şeye lâyık ve her an ahkâmıyla amel etmeye muvafık, lahutî bir nükte-i mühimmedir.

Beşinci Nükte: Zîşuur, halen ve kālen ve müteşekkiren, حَسْبِىَ‌ اللهُ demek mecburiyetindedir. Çünkü ademden vücuda getirip, hayat nimetiyle mütena’im ettiği gibi, enva-ı hayvanat meyanında efdal olarak insan yaratan ve insanlar içinde iman sıfatıyla müşerref kılan ve Resul-i Zîşan’ına (asm) ümmet olmayı müyesser eden ve kendi mahluku olan bahtiyar vücudu iman ve Kur’an yolunda çalıştıran, hem mutî ve münkad olanlara cennet gibi nazirsiz bir mükâfat veren Cenab-ı Hannan-ı Mennan’ın kabza-i ebvab-ı rahmetine sarılmanın lüzum-u vücubunu hakkıyla gösterir kıymettar bir nüktedir.