basması, o zamanda ism-i a’zamı hâmil Risale-i Nur müellifinin hususiyetini ve selâmetle kurtulacaklarını tebşir etmekle işaret ettiğini; lillahi’l-hamd, selâmet ile kurtulmaları, keramet-i Aleviyeyi tasdik ettiğini…
İkinci Emare:
فَقَاتِلْ وَلَا تَخْشَ وَحَارِبْ وَلَا تَخَفْ
fıkrasıyla, Eski Harb-i Umumîye iştirak ile yara bereye ve nihayetsiz korkulara maruz kalıp, nihayet Rusya’ya esir giden hem dehşetli bir harb-i âhir zamanda mühim bir vazife ile mükellef edilip, yılandan daha zehirli akreplerin bulunduğu bir memlekete düşen ve gece gündüz yılanlarla harp eden Risale-i Nur müellifine
فَقَاتِلْ وَلَا تَخْشَ وَحَارِبْ وَلَا تَخَفْ
ile iltifatını ve manevî sıyanet ve muhafaza ve imdadını haber veriyor.
Üçüncü Emare: Üç güz mevsiminde medar-ı teselli üç keramettir.
Birincisi, Gavs-ı A’zam radıyallahu anh
يَا مُرٖيدٖى كُنْ قَادِرِىَّ الْوَقْتِ لِلّٰهِ مُخْلِصًا تَعٖيشُ سَعٖيدًا
tabiriyle on beş emare-i kaviye ile;
İkinci güzde, aynı mevsimde, Hazret-i Ali radıyallahu anh
وَيَا مُدْرِكًا لِذٰلِكَ الزَّمَانِ
tabiriyle kuvvetli delillerle;
Üçüncü güzde, فَيَا حَامِلَ الْاِسْمِ الَّذٖى ... الخ diye yine Hazret-i Ali radıyallahu anh kerametkârane Risale-i Nur müellifine bakıp Sekiz, On Sekiz, Yirmi Sekizinci Lem’alar olan risalelerin kuvvetli ve i’cazlı telifleriyle, havfa düşen ve teselliye muhtaç olan Risale-i Nur şakirdlerinin altı yedi defa لَا تَخْشَ kelimeleriyle korkularını izale edip teşci etmeleri, Kur’an hizmetkârlarına bir ikram-ı İlahî