âyetinin hakikati tecelli edip o rikkatli, hırkatli, dehşetli hâlâttan kurtarıp nazarı âfaka, âyât-ı kâinata baktırıp, misafir insanların eliyle yazılan sun’î bir mektubun silinmesi yerine, Nakkaş-ı Ezelî’nin her bir harfinde bir kitap yazılı, silinmez ve solmaz koca kâinat kitabını hediye etmesi ve okutturmasıyla izale edip, bilâhare de Medrese-i Horhor yerine Isparta’yı medrese ve müfarakat eden talebe ve dostlara bedel daha çok talebe ve dostlar vermesiyle, sırr-ı hikmetini ve rahmetini ve şefkatini gösteren bir Rabb-i Rahîm’in dergâhına yakınlaşan ve o dergâhta makbul birer abd olan imanlı ihtiyarların dünyanın ehval-i muhavvifanesinden mükedder ve meyus olmamalarını; o kudsî imanı ve müsellem İslâmiyet’i ihsan eden bir Muhsin-i Kerîm’e nihayetsiz hamd ve şükürle lisanımızın zevkini ve ubudiyet ve itaatle ruhumuzun şevkini tavsiye eden kıymettar bir ricadır.
Hâfız Mustafa
رَحْمَةُ اللهِ عَلَيْهِ رَحْمَةً وَاسِعَةً
YİRMİ YEDİNCİ LEM’A:
Müdafaatın kısacık fihristesidir.
Risale-i Nur’u mahv ve yüzer şakirdlerini imha etmek için sû-i kasd ile tertip ve ihzar edilen gaddar ve müthiş bir planı akîm bırakan mülayimane bir müdafaadır.
Bu Lem’a, Risale-i Nur şakirdlerinin bir kuvve-i müdafaa ve muhafazasıdır. Bu Lem’a, hayret-bahş sekiz safhayı hâvidir:
Birinci safha: Sorgu hâkimlerinin suallerine karşı, akılları durduran hakiki ve kat’î cevapları hâvidir.
İkinci safha: Sorgu hâkimlerinin nâ-hak ve fuzuliyane suallerini ve isnad olunan ittihamları hiçe indiren “Son Müdafaat” namıyla umum suallerine müskit cevapları muhtevidir.
Üçüncü safha: Son müdafaatın gayet mühim iki tetimmelerini mündericdir.
Dördüncü safha: Müddeiumumî ve sorgu hâkimlerinin tahkikatına istinaden yirmi dokuz sahifelik iddianameye karşı, on dokuz