İçeriğe atla
Fihrist Risalesi
Onuncu Şuâ · Sayfa 119

Üçüncü Hikmet: Aile saadeti, kadın ve koca mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimi bir muhabbetle devam ettiğini ve tesettürsüzlük o emniyet ve muhabbeti bozduğunu ve kırdığını… Ve açık saçık kadının ondan bir tanesi, kocasından daha iyisini görmediğinden, kendini başkalara göstermek istemediğinden ve yirmi adamdan ancak bir tanesi karısından daha güzelini görmediğinden, açık saçıklık ve hayvanî görünüşler o emniyet ve muhabbeti kırdığını… Hattâ o hayvanî, süflî ve pis görünüş, akrabalık misillü olanda dahi o emniyeti bile kırdığını ve o çıplak bacakla görünmesi, akrabanın mahremiyeti dahi gayr-ı mahrem olduğunu gayet kat’î bir surette ispat eder.

Dördüncü Hikmet: Kesret-i nesil her cihetle matlub olup, her millet ve her hükûmet buna taraftar olduğu, hattâ Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm

تَنَاكَحُوا تَكَاثَرُوا فَاِنّٖى اُبَاهٖى بِكُمُ الْاُمَمَ

yani “İzdivaç ediniz. Ben, sizin çokluğunuzla iftihar ederim.” buyurmasını… Tesettürsüzlük izdivacı çoğaltmayıp, pek azalttığını, çünkü serseri asrî bir genç dahi refikasının gayet namuslu olmasını istediğini… Ve kadın ise erkeğin çoluk ve çocuk ve malına ve her şeyine dâhilî muhafız olduğundan, kadında sadakat ve emniyet lâzım olduğunu… Tesettürsüzlük ve açık saçıklık ve hayâsızlık ise o sadakati ve emniyeti kırdığından, erkeğe vicdan azabı çektirdiğini… Ve kadınlarda şecaat ve sehavet o sadakat ve emniyeti ihlâl ettiğini… Ve memleketimizin Avrupa’ya kıyas edilemeyeceğini, eğer kıyas edilse, neslin zaafına ve kuvvetin sukutuna sebep olacağını… Ve şehirliler köylülere kıyas edilemeyeceğini, çünkü köylüler maişet meşgalesiyle uğraştığından, sanat ile iştigal eden şehirliler onlara kıyas edilemeyeceğini ve daha çok hikmetlerini gayet kat’î ispat eder.

Rüşdü