YİRMİ BİRİNCİ LEM’A: (Hâşiye14)
۞ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رٖيحُكُمْ ۞ وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِتٖينَ
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَا ۞ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَاتٖى ثَمَنًا قَلٖيلًا
âyetlerini tefsir eder. Her amel-i hayırda, hususan uhrevî hizmetlerde ihlasın en mühim bir esas olduğunu bildiren çok kıymettar bir risaledir. Bu risale, evvela bu müthiş zamandaki Kur’an hâdimleriyle konuşarak der ki:
“Dehşetli düşmanlar karşısında, şiddetli tazyikat altında, müthiş dalaletler ve savletli bid’alar içinde, sizler gayet az ve gayet zayıf ve fakir ve kuvvetsiz olduğunuz halde, gayet ağır ve gayet büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur’aniye, sırf bir ihsan-ı İlahî olarak, Cenab-ı Hak tarafından omuzlarınıza konulmuştur. Öyle ise herkesten ziyade ihlası kazanmaya ve onun sırlarını kendinizde yerleştirmeye mecbur ve mükellef olduğunuzu bilmelisiniz. Ve ihlası zayi eden esbabdan şiddetle kaçmalısınız.” der ve ihlası kazanmak için dört düsturu beyan eder.
Birinci Düstur: Doğrudan doğruya rıza-yı İlahîyi maksat yapmalısınız, der.
İkinci Düstur: Rekabetsiz, tahakkümsüz, gıptasız, ataletsiz, hakiki bir tesanüd ile faaliyetlerini umumî maksada tevcih ederek çalışan bir fabrikanın çarkları gibi olmalısınız, der. Ve saadet-i ebediyeyi netice veren ve ümmet-i Muhammediyeyi (asm) dünya ve âhirette sahil-i selâmete çıkaran bir sefine-i Rabbaniyede hizmet ettirildiğiniz için ihlasa, ittifaka, tesanüde samimiyetle sarılmalısınız diye emreder.
Üçüncü Düstur: Hem birkaç misal ile ihlasın bir sırr-ı mühimmini izah eder hem İmam-ı Ali (ra) ve Şah-ı Geylanî (ra) gibi kudsî,
______
14 Hâşiye: Bu risalenin on beş günde bir defa okunması hakkında tavsiye vardır.