Dokuzuncu Nota: Cenab-ı Hak kemal-i keremiyle, en büyük şeyi en küçük şeyde dercettiği cihetle; kâinattaki hayır ve kemalâtı, şecere-i kâinatın meyvesi ve çekirdeği olan, nev-i insanın hakikatini taşıyan nebilerde gösterdiğini ve nebilere intisap eden, hayır ve kemalâta, nura ve sürura çıkacağı gibi ubudiyet cihetiyle de bir zerre gibi küçük bir mahluk olan insanın, fihristiyet ve o intisap cihetiyle, ağzından çıkan “Allahu ekber” sadâsı, küre-i arzın büyük bir “Allahu ekber”i hükmüne geçtiğini, hakkalyakîn bir beyan ile hakkın saadetini, imanın hüsn-ü kemalini bilbedahe izhar edip dalalet, şer, hasaret; dinin muhalifinde olduğunu kat’î ispat eder.
Onuncu Nota: Cenab-ı Hakk’ın nur-u marifetine yetişmek ve bakmak; ve âyât ve şahitlerin âyinelerinde berahin ve delillerin emarelerini görmek üç çeşit olup bir kısmı, su gibi; ikinci kısmı, hava gibi; üçüncü kısmı, nur gibi olup takarrubun tarifini ve bu’diyetin vartalarını beyan eder.
On Birinci Nota: Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın ifadesindeki şefkat ve merhametin hikmetini hem üslub-u Kur’aniyedeki cezalet ve selasetteki fıtrîliği gösterir.
On İkinci Nota: مُوتُوا قَبْلَ اَنْ تَمُوتُوا kavl-i şerifine imtisalen كُلُّ اٰتٍ قَرٖيبٌ sırrıyla mevtin ve kabrin mahiyetini gösterip, serkeş nefs-i emmarenin dizginini çeker. Hem kısa bir ömür ve muvakkat bir hayatta, bu acib asırda, saadet-i ebediyeye en yarayışlı amel ve en makbul hizmet ve en devamlı sevap “İmanın takviyesine medar Risale-i Nur talebelerinin tarzında ulûm-u imaniyeye çalışmak” olduğunu beyan eden ve ehl-i ilim ve ehl-i kalemi ikaz eden bir düstur-u hakikattir.
On Üçüncü Nota: Medar-ı iltibas olmuş beş meseledir.
Birincisi:
اِنَّكَ لَا تَهْدٖى مَنْ اَحْبَبْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْدٖى مَنْ يَشَٓاءُ
sırrıyla tarîk-ı hakta çalışan ve mücahede edenler, yalnız kendi vazifesini düşünüp Cenab-ı Hakk’ın vazifesine karışmamaları lâzım geldiğini; ve şiddet-i hırs yüzünden, vazife-i ubudiyet ve memuriyeti,