ON DÖRDÜNCÜ LEM’A OLAN ON DÖRDÜNCÜ RİSALE:
İki makamdır.
Birinci Makam: Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmdan sorulmuş ki: “Arz ne üstünde duruyor?” Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş: عَلَى الثَّوْرِ وَالْحُوتِ Yani “Öküz ve balık üstünde duruyor.” Şu hadîse dair çok münakaşat vardır. Coğrafyacılar, hâşâ bu hadîsi inkâr ediyorlar.
İşte bu hadîsin hakiki manasını üç vecihle, bu risalenin birinci makamı öyle bir tarzda beyan ediyor ki münkirlerin zerre miktar insafı varsa ve coğrafyacıların hakka karşı zerre miktar iz’anları bulunsa bu hadîsi, bâhir bir mu’cize-i Ahmediye (asm) sayacaklardır. Çünkü o üç cevap hem hakiki ve kat’î hem manidardırlar.
İkinci Makam: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ ’in en mühim beş altı sırlarını tefsir ediyor. Ve بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ Kur’an’ın bir hülâsası ve bir fihristesi ve miftahı olduğunu gösterdiği gibi arştan ferşe kadar uzanmış bir hatt-ı kudsî-i nurani olmakla beraber, saadet-i ebediye kapısını açan bir anahtar ve her mübarek şeye feyiz ve bereket veren bir menba-ı envar olduğunu beyan eder.
Bu ikinci makam, en birinci risale olan Birinci Söz’e bakar. Âdeta, Risale-i Nur eczaları bir daire hükmünde olup müntehası, iptidasına بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ hatt-ı mübareğiyle ittihat ediyor.
Ve bu makamda altı sır yerine otuz yazılacaktı. Şimdilik altı kaldı. Kısadır fakat gayet büyük hakaiki tazammun ediyor. Bunu dikkatle okuyan بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ ne kadar kıymettar bir hazine-i kudsiye olduğunu anlar.