Üçüncü Nüktesi: Lafzullahın iki bin sekiz yüz altı defa zikrinin çok nükteleri var. İ’caz-ı Kur’an’ın çok şuâlarını gösteriyor. Bu üçüncü nükte de onun dört şuâ-ı i’cazını gösteriyor.
Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Beşinci Kısmı olan Beşinci Risale:اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ مَثَلُ نُورِهٖ كَمِشْكٰوةٍ فٖيهَا مِصْبَاحٌ
اَلْمِصْبَاحُ فٖى زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّىٌّ … الخ
âyet-i pür-envarının çok envar-ı esrarından güzel bir nuru, ramazan-ı şerifte bir halet-i ruhaniyede, mühim bir seyahat-i kalbiyede görünmüş ve bir derece bu risalede beyan edilmiştir. Bu risale küçüktür fakat çok nurlu ve ehemmiyetlidir.
Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Altıncı Kısmı olan Altıncı Risale:وَلَا تَرْكَنُٓوا اِلَى الَّذٖينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ
âyetinin mühim bir sırrını ve azîm bir hakikatini; ins ve cin şeytanlarının ve Müslümanlar içine girmiş mülhidlerin ve münafıkların altı desiseleriyle altı cihetten hücumlarını altı hakikatle set ve reddetmekle, o sırr-ı azîmi tefsir ediyor.
Birinci Desiseleri: Kur’an hâdimlerini hubb-u câh vasıtasıyla aldatmalarına mukabil, gayet mukni ve kat’î bir cevapla susturur.
İkinci Desiseleri: Korku damarıyla, ehl-i hakkı haktan çevirmelerine karşı, gayet güzel ve kat’î bir cevapla tard edilir.
Üçüncü Desiseleri: Tama’ ve hırs cihetiyle, ehl-i hidayeti hizmet-i Kur’aniyeden vazgeçirmelerine karşı, gayet parlak ve kat’î bir cevapla reddedilir.
Dördüncü Desiseleri: Asabiyet-i milliyeyi tahrik etmek suretinde, hakiki din kardeşlerinin ve hizmet-i Kur’aniyede samimi arkadaşlarının içine yabanilik ve ihtilaf atmak ve üstadlarından soğutmalarına mukabil, gayet mühim ve kat’î öyle bir cevaptır ki şeytan-ı insîyi tamamıyla susturduğu gibi sahtekâr milliyetçilerin